1949 yılında Polonya’da doğan, Varşova’da bir sanat okuluna gittikten sonra Lodz Film Okulu’ndan mezun olan Zbigniew Rybczyński’nin efsanevi işi Tango bana, Polonya Sineması ve Rybczyński hakkında pek çok şey öğretti.

Düşüncenin, işleyişin ve ruhun yinelendiğine ve ölümle sonlanmadığına inananlardansanız Mélies’ın yeniden ve güçlü bir şekilde doğduğuna şahit olabilirsiniz Rybczyński’nin dünyasına bakarken.

“Film dünyayı kaydetmek için icat edildi. Fakat sonra daha çok fotoğrafın arka arkaya normal hızda oynatılmasıyla dünyayı ağır çekimde görebileceğimiz fark edildi. Gerçekliği yeniden yaratması beklenen kamera, kaydı bizim görebildiğimizden çok daha detaylı bir şekilde gördü.” diyen Rybczyński’nin Tango filmini sabit bir kamerayla , sadece optik bir yazıcı yardımıyla, yedi ay boyunca günde 16 saatlik çalışma neticesinde hazırlamış ve bu film hem ona hem de Polonya’ya ilk kez Oscar kazandırmış.

” Dönemin Polonyası’ndan çıkan neredeyse her filmin ortak derdi olarak toplumun, sosyal, psikolojik ve ekonomik yapılarının yarattığı buhran, kamusal ve kişisel alan ilişkisini irdeleyen Tango’nun da minimalist deneysel yapısının arkasında yatan metinde büyük harflerle yazılmıştır. Rollerini aynı şekilde arka arkaya yapan insanların gitgide daha da iç içe geçtiği bu yapıda, herkes kendi sırasını bilir ve kendine ait görevi doğru zamanda yapar. Oda sadece bir oda değil, dünyanın, içindekiler de toplumun ta kendisine dönüşüverir zamanla. İşte bu yüzden döngü halinde analitik ve minimalist bir yapıda, doğrudan olmayan anlatımı ile öne çıkan Tango, Rybczyński’nin en popüler görsel-işitsel tasarımı olarak kabul edilir. ”

 

 

tangobig2tango-01tango-02-800x569

 

 

 

 

Kaynakçalar:

ZBIG’İN EFSANEVİ KISA FİLMİ: TANGO

http://www.filmloverss.com/rybczynski-engel-tanimayan-bir-film-sevdalisi/

Tango, by Zbigniew Rybczyński (1980)